ANADOLU SELÇUKLU DÖNEMİ TAŞ İŞLEMECİLİĞİNDEÇİFT BAŞLI KARTAL FİGÜRÜ


Creative Commons License

Özkul K.

6. ULUSLARARASI SANAT VE ESTETİK SEMPOZYUMU, Antalya, Turkey, 18 - 20 April 2019, pp.267-277

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.267-277

Abstract

Çift başlı kartal, bütün Dünya ve Türk devletlerinde önemli bir yere sahip olmuştur. Orta Asya Türk mitolojisinde koruyucu ruh olarak kabul edilirken aynı zamanda gücü, hâkimiyeti, hükümdarlığı, bilgeliği ve şansı temsil etmiştir. Kuşların hakanı olarak da kabul edilen kartal, Türklerin dini olan Şamanizm’de oldukça önemli bir yer tutmuştur, insanlar ile tanrı arasında elçi olarak görev yaptığı kabul edilmiştir. Kartal, şaman inancında dini törenlerde, girmiş oldukları hayvan biçimlerinin başında yer almıştır. Kartal biçimine dönüşen ruhların, gökyüzünü dolaşıp, yere indikleri düşünülmüştür. Türkler Müslümanlığı kabul ettikten ve Anadolu’ya geldikten sonra dahi şaman inancının etkisi devam etmiştir. Anadolu’da mimari yapılaşmaya başladıktan sonra taş işlemeciliğinde hayvan figürleri, bitkisel motifleri ve efsanevi figürleri birlikte kullanmışlardır. Birlikte kullanılan bu figürlerin bu dünya ve öte dünya ile aradaki bağ olduğu düşünülmüştür. Anadolu Selçuklu Döneminde kullanılan çift başlı kartal figürünün neden iki başa sahip olduğu konusunda da farklı görüşler bulunmaktadır. Türk sanatındaki simetri tutkusunun veya koruyucu ya da egemen olan iki ruhun, iki iktidarın birleşerek iki kez artırılmış gücünü temsil ettiği söylenmektedir. Selçuklu hükümdarlarının çadırlarında da savaşlardan sonra zafer işareti olarak dikilen ve hükümdarlık sembolü olan çift başlı kartal, taş işlemeciliğinden çiniye, halı dokumacılığından metal işlemeciliğine kadar birçok alanda da yerini almıştır. Kimi yerde tek başına, kimi yerde ise özellikle Hayat Ağacı, Aslan, Ejder ve Nar motifleriyle birlikte kullanılmıştır. Anadolu Selçuklu Döneminden günümüze kadar gelen birçok mimaride kullanılan çift başlı kartal figürü tarihi ve sanatsal değer taşımaktadır.