Beyin Temelli Öğretimin Üstün Zekalı ve Yetenekli Öğrencilerin Yaratıcı ve Eleştirel Düşünme Becerilerine Etkisi


YAMAN Y. , EMİR S.

1st Eurasian Educational Research Congress, İstanbul, Türkiye, 24 - 26 Nisan 2014, ss.1049-1050

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1049-1050

Özet

Giriş: Milletlerin en büyük güç kaynağı, yetişmiş ve nitelikli insan birikimidir. Geçmişten günümüze toplumların yüzyıllara yayılan gelişimi incelendiğinde, onlara yön verenlerin, hatta çağları açıp kapayanların liderlik, üretkenlik ve verimlilik gibi özelliklere sahip “üstün veya özel yetenekli kişiler” olduğu görülmektedir. Üstün yetenekli öğrencilerin potansiyellerini sınırlayıcı bir etkiye sahip olması nedeniyle normal eğitim ortamları bu çocuklar için yeterli olamamaktadır. Başka bir ifadeyle bu özellikteki öğrenciler, kendi potansiyellerini geliştiren farklı eğitsel programlarla desteklenmeye ihtiyaç duyarlar ( Renzulli, 1999; Clark, 2008). Üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin sahip oldukları ileri düzeyde zihinsel kabiliyetler, sorgulama ve merak duygusu, bununla birlikte zekânın da bir bileşeni olduğu düşünülen yaratıcılık, üst düzey düşünme becerilerini işe koşacak ve bu becerileri bilgiyi üretme, bilim yapma noktasında kullanabilecekleri eğitim ve öğretim ortamlarının hazırlanması gerekmektedir.

Öğrenmenin merkezi beyindir. Eğitim ortamında beynin öğrenmeye hazır olması büyük önem taşır. Öyleyse beynin öğrenmeye hazır olması nasıl olacaktır? Bu soruyu cevaplayabilmek için, psikolog ve eğitimciler nörobilim alanındaki çalışmaları öğretme ve öğrenmeye uyarlayarak beyin temelli öğretim yaklaşımını ortaya atmışlardır. Yeni nörolojik teknolojiler, beyinlerin nasıl daha sağlıklı şekilde motive olabildiği, düşünebildiği, hissedebildiği ve öğrenebildiğini keşfetmememize yardımcı oluyor (Varma, McCandiss, & Schwartz, 2009). Bu son keşifler eğitimcilerin ve nörobilimcilerin, hafızayı harekete geçirme ve nöral ağları güçlendirmede en iyi sınıf stratejisi ve çevreyi belirlemelerine yardımcı olmaktadır. Bu alandaki çalışmalar; özel eğitime muhtaç çocukların erken teşhisi, öğrenmede farklı türdeki eğitimsel girdilerin görüntülenmesi ve karşılaştırılması, bireysel farklılıklar ve öğreniciler için uygun olan en iyi öğrenme yollarının anlaşılması gibi konularda eğitime değerli bilgiler sunmakta ve bireyler arasındaki farklılıkların eğitim açısından anlamının tanımlanmasında ve akademik başarı için eşit fırsatlar oluşturulmasında rehberlik etmektedir (Jensen, 2000).

Yaşadığımız yüzyılda insanoğlunun bilimde ilerlemesi sonucu eğitim ve öğretimde yeni araştırmalar yapılmış yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış ve önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Özellikle düşünme becerileri dikkatle incelenmiş ve bu düşünme becerilerinden özellikle üst düzey düşünme becerilerinin önemi her geçen gün daha da artmakta ve birçok çalışma alanında bu gelişmeler doğrultusunda yaratıcı ve eleştirel düşünme becerileri dikkatle incelenmektedir. Üstün yeteneği oluşturan en önemli etmenlerde birisi yaratıcılıktır. İnsanlığın gelişimi ve ilerlemesinde önemi çok büyük olan yaratıcı güç ilgi odağı haline gelmiştir. Özellikle eğitim sırasında yaratıcılığı tanımak, geliştirmek, eğer olası ise ortaya çıkarmak eğitim politikalarının birincil meselesi haline gelmiştir. Yaratıcılığın erken teşhisi, üstün yetenekli çocukların erkenden fark edilmesi, bireylerin ve toplumların niteliğinin yükseltilmesi içinde hem okulda, hem de günlük yaşamda önemli olan eleştirel ve doğru düşünme becerilerin kazandırılması, düşünme becerilerini etkin bir şekilde geliştirmesi ve özellikle toplumsal gelişimi hızlandırması gibi faktörleri etkin hale getirmektedir.

Bu sebeple bu araştırmanın amacı beyin temelli öğrenmeyi temel alan öğretimin, üstün zihin düzeyinde performans gösteren öğrencilerin, eleştirel düşünme becerilerine ve yaratıcı düşünme becerilerine olan etkisi oluşturmaktadır.

Yöntem: Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye’de üstün zekalı öğrencilere örgün eğitim kapsamında ve ilköğretim düzeyinde eğitim veren Beyazıt-Ford Otosan İlköğretim Okulunda eğitim gören 24 ( 12 kontrol, 12 deney grubu) üstün zekalı öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada deney deseni olarak “Kontrol Gruplu Ön ve Son Test Modeli” kullanılmıştır. Deney grubuna Beyin Temelli Öğrenme temel alınmış ve bunun kapsamında yaratıcı ve eleştirel düşünme ilkelerini temel alan üstün zekâlı öğrencilere yönelik farklılaştırılmış öğretim teknikleri uygulanmıştır. Kontrol grubundaki öğrenciler ise herhangi bir farklılaştırılmış eğitime tabi tutulmadan Milli Eğitim programını takip etmişlerdir.

Araştırmada eleştirel düşünme için Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey X, yaratıcı düşünme içinde Torrance Yaratıcı Düşünce Testi Şekilsel A ve B Formları kullanılmıştır. Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey X, Ennis ve Millman tarafından (1985) geliştirilmiş bir ölçme aracıdır. Çoktan seçmeli olması, hikâye tarzında hazırlanmış olması ve puanlamanın kolaylığı sebebiyle tüm dünyada ilköğretim düzeyinde eleştirel düşünme becerilerini ölçmede en yaygın olarak kullanılan testtir (Kurfiss, 1988, ss. 8-9). Test dört boyutu vardır ve toplam 71 maddeden oluşan üç seçenekli çoktan seçmeli bir ölçme aracıdır. Araştırmada Coşkun Küçüktepe’nin Türkçeye uyarlamasını yaptığı test uygulanmıştır. Testin KR-20 güvenirlik katsayısı .79 ve Cronbach Alpha değeri  .71 olarak saptanmıştır. Torrance Yaratıcı Düşünce Testi’nin aynı gruba İngilizce ve Türkçe formunun uygulanması ile elde edilen puanlar arasındaki korelasyon katsayıları alt testlerinin tümü için p<.01 düzeyinde anlamlıdır. İç tutarlılık analizlerinde (r=0.38) ile (r=0.89) arasında korelasyon katsayıları elde edilmiştir. Testin Türkiye standardizasyonunda, grubun en düşük puanı cronbach alfa değeri olarak(.50) en yüksek iç tutarlılık katsayısı da (0.71)olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak, testin tüm yaş grupları ve tüm puan türleri için güvenilir olduğu bulunmuştur (Aslan, 2001).

Sonuç ve Tartışma: Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin eleştirel düşünme son test puanlarının deney / kontrol grubunda olma değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere yapılan Non-Parametrik Mann Whitney-U testi sonucunda, gruplar arasında eleştirel düşünme tümevarım, tümdengelim, varsayım ve toplam düzeylerinde istatistiksel açıdan deney grubu lehine anlamlı farka rastlanmıştır. Deney grubunda bulunan öğrencilerin eleştirel düşünme becerileri düzeyi öntest-sontest puan ortalamaları arasındaki farkın belirlenmesine yönelik yapılan Non-Parametrik Wilcoxon Testi sonucunda sıralamalar ortalamaları arasında istatistiksel açıdan son test lehine anlamlı farka rastlanmıştır.

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin Yaratıcı Düşünme Testi son test puanlarının, deney / kontrol grubunda olma değişkenine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere yapılan Non-Parametrik Mann Whitney-U testi sonucunda, gruplar arasında  yaratıcılık testi akıcılık, başlıkların soyutluluğu ve toplam puan düzeylerinde istatistiksel açıdan deney grubu lehine anlamlı farka rastlanmıştır. Deney grubunda bulunan öğrencilerin Yaratıcı  Düşünme Testi öntest-sontest puan ortalamaları arasındaki farkın belirlenmesine yönelik yapılan  Non-Parametrik Wilcoxon Testi sonucunda sıralamalar ortalamaları arasında istatistiksel açıdan son test lehine anlamlı farka rastlanmıştır.

Beyin Temelli Öğrenmeyi temel alan fen programında tasarlanan etkinlikler kapsamında tartışmaya, işbirlikçi öğrenmeye, eleştirel düşünme becerilerinin konu temelli öğretimine yer verilmesi ve dersin araştırma, yönlendirme, tartışma ve soru-cevap şeklinde işlenmesi, her konuda öğrencilerin fikri alınması ve uygulama safhasında da öğrencilerin aktif rol oynamalarının sağlanması, bireysel proje çalışması yaptırılması ve her öğrencinin kendi çabasıyla bir takım ürünler ortaya koymasının sağlanması sebebiyle deney grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme beceri son test puanlarının kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek olmasını sağladığı düşünülmektedir.

Araştırmada Beyin Temelli öğrenme ortamı ile öğrencilerin düşüncelerini rahatlıkla ortaya koyabilecekleri, kural ve kalıpların dışında, yeteneklerini kullanabilecekleri öğrenme ortamı sağlanmış, beyin fırtınası, yaratıcı drama ve oyunlar,  resim gösterme, bulmacalar, zihinde canlandırma tekniklerinden hayal etme ve çizim gibi zengin malzemelerin kullanılması, analojilere ve analojik düşünmeye ağırlık verilmesi, yaratıcı sorun çözme ve işbirlikçi öğrenme yöntemlerinin kullanılması öğrencilerin yaratıcılıklarına katkı sağlamış ve deney grubu öğrencilerinin yaratıcı düşünme son test puanlarının kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur.