Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde Ebeler : Türkiye Ve İran’a Genel Bakış


BÜYÜKKAL T. , BAROL KURTOĞLU Z. , Yumrukaya Y., Gürsoy Ş., Kahveci A. İ. , Kahveci E., ...Daha Fazla

1. Uluslararası Doğu Akdeniz Ebelik Kongresi, Adana, Türkiye, 11 - 14 Mayıs 2017, ss.49

  • Basıldığı Şehir: Adana
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.49

Özet

Toplum sağlığını korunması ve geliştirilmesinde tüm Dünya’da ebeler, özellikle birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında bir yere sahiptir. Bu çalışmanın amacı Türkiye ve İran’da ebelerin birinci sağlık hizmetleri kapsamındaki durumlarını incelemektir. Toplam nüfus özellikleri itibariyle Türkiye (78.7 milyon) ve Iran (80.8 milyon) yakın bir yoğunluğa sahiptir. Önemli ölçütü olarak kabul edilen anne ve bebek oranı ise Türkiye’de 15.9 ve 10.7 , Iran da ise 25 ve 15 dir. İnsani Gelişme Endeksi’ne (Human Development Index) göre ise toplam 188 ülke arasında ise Iran 69’uncu sırada , Türkiye ise 71’inci sırada yer almaktadır. Her iki ülkede ebelik mesleği köklü bir geçmişe sahiptir. Ülkemizde ebelik eğitimi 1840’lı yıllara dayanmaktadır. Önceleri lise düzeyinde iken, 1996 yılından itibaren lisans, 2000 yılında yüksek lisans, 2013’da ise ebelikte doktora programları başlamıştır. Önemli bir farklılık İran’da ebelik doktora programının ana çocuk sağlığı, ebelik öğretimi gibi alt bilim dallarına ayrılmış olmasıdır. T.C. Sağlık Bakanlığı (SB) verilerine göre; Türkiye’de çalışan ebe sayısı 53.427 ebe bulunmaktadır. Bu ebelerin %49’u hastanelerde , %25’i ise aile sağlığı merkezlerinde, %26’sının ise diğer kurumlarda çalışmaktadır. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD)’nün yayınladığı “Bir Bakışta Sağlık Raporu” na göre; Türkiye’de 100.000 kadına 140.1 ebe (2011 yılı) düşmektedir. İran’a ilişkin istatistiksel verilere ulaşmak zor olmakla birlikte, 50.000’den fazla ebe olduğu, ebelerin önemli bir bölümün ise birinci basamakta sağlık merkezlerinde yer aldığı bilgisine ulaşılmıştır. Bir diğer veriye göre İran’da 1981 yılı verilerine göre 100.00 kişiye 52 ebe düşmektedir. Ülkemizde ebe, hemşirelerin birinci basamak kapsamındaki rolleri 1961 yılında yayınlanan sağlık hizmetlerinin sosyalleştirilmesi yasası kapsamında özellikle vurgulanmıştır. Aile hekimliği sistemine geçiş (2003 yılı) ile birlikte ebelerin rol ve fonksiyonlarında değişim olmamakla birlikte, özellikle büyük şehirlerde iş yükünün artmasına neden olmuştur. Performans sisteme dayalı istem, gebe, loğusa, çocuk, aşı takibinde karşılaşılan bazı engeller bununla birlikte yeni sistemde ebe, hemşirelerin “aile sağlığı elemanı” olarak tanımlanması önemli rahatsızlıklara neden olmuştur. Benzer değişim İran’da da söz konusu, ebelerin “sağlık bakımcısı” olarak tanımlanmış mevcut görevlerine yenileri eklenmiştir. Birinci basamak kapsamındaki görev ,sorumluluk alanları benzerlikler göstermekle birlikte İran’da nikâh öncesi çiftlerin tahlilleri vb. prosedürleri, bazı ilaçları yazma yetkisi, bağımsız merkez açabilme gibi noktalarda önemli farklılıklar görülmektedir. İş yükün artması, ebelik dışı görevlerin yüklenmesi, birinci basamakta meslek üyelerinin “ebe” olarak anılmaması her iki ülke ebelerinin ortak sorun olarak dikkat çekmektedir. Eğitim, bilgi, deneyim paylaşımlarının geliştirilmesi ile her iki ülkeye uygun çözüm önerilerinin bulunulacağı düşünülmektedir. Bu anlamda deneyim ve bilgi paylaşımı önemlidir. Ülkemizde son yıllarda giderek artan İranlı ebelik öğrencilerinin bilgi paylaşım köprüsünün güçlendirilmesinde önemli katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Anahtar Kelimeler : ebelik , birinci basamak , Türkiye , İran , koruyucu sağlık hizmetleri