Onikomikoz Tanısıyla Gelen Hastaların Retrospektif Değerlendirilmesi


Tok Y. , Gökmen A. A. , Kaya S., Karakuzu A.

Journal of Immunology and Clinical Microbiology, cilt.4, no.517537, ss.26-31, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 4 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Journal of Immunology and Clinical Microbiology
  • Sayfa Sayısı: ss.26-31

Özet

Amaç: Bu çalışmada, 2014-2015 yılları arasında İzmir Katip Çelebi Üniversitesi, Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi mikrobiyoloji laboratuarına tetkik amaçlı başvuran onikomikoz ön tanılı hastaların mantar etkenleri açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem: Toplam 195 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Alınan örneklerden ilk olarak direkt mikroskobik inceleme % 15’lik potasyum hidroksit (KOH)  ile yapıldı. Örneklerin Sabouraud Dextrose Agar (SDA), patates dekstroz agar (PDA), mikobiyotik agara çift ekim yapılarak 26°C de ve 37°C’de üç hafta inkübe edildi. Üreyen küflerin agar plağındaki üreme hızları, yüzey görünümü,  koloni yüzeyinde ve tabanındaki pigmentasyonu incelendi. Candida tür tanımlaması; SDA ve/veya PDA’da üreyen 24-48 saatlik kolonilerden elde edilen mayaların morfolojik ve biyokimyasal yöntemlerle incelenmesi, otomatize maya tanımlama sistemi (Phoenix TM 100-yeast ID, BD) kullanılarak gerçekleştirildi.

Bulgular: Toplam 195 olgunun 86’sında (% 44. 1) direkt mikroskobi pozitifken 143’ünde (% 73.3)  mantar üremesi oldu. Kültür altın standart alındığında direkt mikroskobinin duyarlılığı % 58, özgüllüğü % 94. 2, pozitif prediktif değeri % 96. 5, negatif prediktif değeri % 45 olarak bulundu. 143 hastanın % 49’ unda maya, % 42.7’sinde dermotofit,  % 8.3’ünde dermotofit dışı küf mantarı görüldü.

Sonuç: Bu çalışmada da en yüksek onikomikoz etkeni cins düzeyinde Kandidalar, ikinci sıklıkta dermotofitler etkendi.  Fakat tür düzeyinde en sık etken Trichophyton rubrum iken ikinci sıklıktaki etken Candida tropicalis idi. Tür düzeyinde en sık etken T. rubrum olmakla birlikte hastanemizde Candida spp. enfeksiyonlarına daha sık rastlamamız tedavi ve izlemde hastalardan rutin mikolojik tetkiklerin önemine dikkat çekmektedir.

Backround: In this study, it was aimed to evaluate the patients diagnosed with onychomycosis in terms of fungal agents in İzmir Katip Çelebi University, Atatürk Training and Research Hospital microbiology laboratory between 2014-2015.

Materials and Methods: 194 patients who were diagnosed with onychomycosis were evaluated retrospectively. Direct microscopic examination was performed using 15% KOH. Samples were cultivated in SDA, PDA, mycoticotic agar at 26°C and 37°C for three weeks. Reproduction rates, surface appearance, pigmentation of colony surface and base were investigated. Candida spp identification; morphological and biochemical analysis of yeasts obtained from 24-48 hour colonies produced in SDA and / or PDA and identification system (Phoenix TM 100-yeast ID, BD).

Results: Of the 195 cases, 86 (44.1%) had direct microscopy positive and 143 (73.3%) had fungal growth. When the culture was taken as the gold standard, the sensitivity of direct microscopy was found to be 58%, specificity was 94.2%, positive predictive value was 96.5% and negative predictive value was 45%. Of the 143 patients, 49% had yeast, 42.7% had dermotophytes and 8.3% had non-dermotophyte mold fungi.

Conclusions: In this study, the highest onychomycosis factor was the Candidas, second most common type is dermotophytes. However, the most common factor in species level was Trichophyton tubrum and the second most common factor was Candida tropicalis. Although T. rubrum is the most common causative agent at the species level, the more common occurrence of candida in our hospital draws attention to the importance of routine mycological examinations from patients during treatment and follow-up.